Sınır dışı edilme, uluslararası adıyla deport edilme, idari makamlara ait bir işlem olup kanunda sayılan hallerin vuku bulması halinde ülkedeki yabancının ülkeden zorla çıkartılmasıdır. Bu sınır dışı hallerinden en yaygın olanları, yabancının ikamet izni olmamasına rağmen ülkede kalması ve çalışma izni olmamasına rağmen çalışması, ülkeye yasal olmayan yollarla girmiş olması ve terör örgütleriyle ilişiğinin bulunması olmakla birlikte sınır dışı halleri bunlarla sınırlı değildir.
Sınır dışı etme kararı, Göç İdaresi Genel Müdürlüğü yahut doğrudan valiliklerce verilebilmekte olup bu kararın yaptırımı her şeyden önce ilgili ülkeden zorla çıkarılmaktadır. Bununla birlikte deport edilme kararı verilmesi halinde, ilgili yabancı aleyhine bir deport cezası yansıtılmaktadır ve bu cezanın miktarı yabancının ülkesine, ihlalin ne kadar süreyle gerçekleştiğine ve daha önce yabancının ülkeye girişinin reddedilip reddedilmediğine göre değişmektedir. İlaveten, ülkeden çıkarılan yabancı kendi uçuş masraflarını ödemek mecburiyetindedir.
Sınır dışı edilme kararı, gerekçeleri ile birlikte hakkında karar alınan yabancıya, ya da yasal temsilcisine ya da avukatına tebliğ edilmektedir. Yabancının, tebliğ edilen bu karara karşı 7 gün içerisinde idare mahkemesine başvurarak karara itiraz etme hakkı bulunmaktadır. Bu başvuru yabancı tarafından, yasal temsilcisi tarafından ya da avukatı tarafından yapılabilmektedir. Mahkemeye başvuran kişinin, kendisi hakkında sınır dışı edilme kararı veren makama da yaptığı başvuruyu bildirmesi gerekmektedir. Yabancının rızası saklı kalmak kaydı ile, dava açma süresi içinde veya yargı yoluna başvurulması halinde yargılama sonuçlanıncaya kadar yabancı sınır dışı edilemez. Mahkeme, yapılan başvuru için en geç 15 gün içinde karar vermektedir. Mahkeme tarafından verilen bu karar kesin bir karardır, itiraz edilemez.
Türkiye’den sınır dışı edilme sebepleri Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun 54. maddesinde hüküm altına alınmıştır. Bunlar;
-Terör örgütü veya çıkar amaçlı suç örgütü yöneticisi, üyesi veya destekleyicisi olanlar, -Türkiye’ye giriş, vize ve ikamet izinleri için yapılan işlemlerde gerçek dışı bilgi ve sahte belge kullananlar,
-Türkiye’de bulunduğu süre zarfında geçimini meşru olmayan yollardan sağlayanlar, -Kamu düzeni veya kamu güvenliği ya da kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlar, -Vize veya vize muafiyeti süresini on günden fazla aşanlar veya vizesi iptal edilenler, -İkamet izinleri iptal edilenler,
-İkamet izni bulunup da süresinin sona ermesinden itibaren kabul edilebilir gerekçesi olmadan ikamet izni süresini on günden fazla ihlal edenler,
-Çalışma izni olmadan çalıştığı tespit edilenler,
-Türkiye’ye yasal giriş veya Türkiye’den yasal çıkış hükümlerini ihlal edenler,
-Hakkında Türkiye’ye giriş yasağı bulunmasına rağmen Türkiye’ye geldiği tespit edilenler, -Uluslararası koruma başvurusu reddedilenler, uluslararası korumadan hariçte tutulanlar, uluslararası koruma başvurusu kabul edilemez olarak değerlendirilenler, uluslararası koruma başvurusunu geri çekenler, uluslararası koruma başvurusu geri çekilmiş sayılanlar, uluslararası koruma statüleri sona eren veya iptal edilenlerden haklarında verilen son
karardan sonra 6458 Sayılı Kanunun diğer hükümlerine göre Türkiye’de kalma hakkı bulunmayanlar,
-İkamet izni uzatma başvuruları reddedilenlerden, on gün içinde Türkiye’den çıkış yapmayanlar,
-Uluslararası kurum ve kuruluşlar tarafından tanımlanan terör örgütleriyle ilişkili olduğu değerlendirilenlerdir.
Dilekçede kanunun aradığı şartların yerine getirilmesi gerekmektedir. Buna göre; İlgili idare,
Sınır dışı etme kararı tarihi,
Yabancının kimlik bilgileri,
Var ise adresi,
Gerekliyse yasal temsilcisinin bilgileri,
Var ise vekilinin bilgileri,
Deliller,
Talep ve netice hususları dilekçede yer almalıdır.
Söz konusu sorgulamaların yabancı veya avukatı tarafından yapılması mümkün değildir.
Deport kararı, yukarıda zikredildiği üzere mahkemeye başvurarak ve kararı iptal ettirerek, yahut meşhuratlı vize alınarak kaldırılabilir.
Mevzuat uyarınca kimi zaman deport edilen kişilere karşı çeşitli aflar getirilebilmesi mümkün olsa da, gündemde böyle bir husus şu an için mevcut değildir.
Deport edilen yabancının deport edildiği ülkeye geri dönebilmesinin tek yolu, hakkındaki deport kararının hükümsüz kalmasıdır. Bu bağlamda, gerekli sürenin dolmasının beklenebileceği gibi yukarıdaki zikredildiği üzere dava yoluna gidilebilir.
Sınır dışı edilmiş bulunan yabancı, Türk vatandaşlığını haiz bir kişiyle evlendiği takdirde hakkındaki deport kararı ivedilikle kaldırılır. Yabancı, Türk vatandaşıyla evlenmesi akabinde gerekli belgelerle birlikte Türkiye’nin diplomatik temsilciliğine başvurarak meşhuratlı vize almak suretiyle deport kararını hükümsüz kılabilir.
Söz konusu cezanın ülkenin terk edildiği hava, deniz veya sınır kapısındaki "vize ihlal ofislerinde" ödenmesi gerekmektedir.
Deport kararı verilmesi halinde yabancını ödemesi icap eden idari para cezasının miktarı, ihlalin boyutuna vb. parametrelerine göre değişmektedir. Bu miktarın hesaplama ve tarhiyat usulleri idari bir işlem olup idare tarafından yabancıya bildirilmektedir.
(Deport süresi diye bir kavram mevcut değildir)
Deport edilen yabancı aleyhine Türkiye’ye giriş yasağı konulabilmektedir. Türkiye’ye giriş yasağının süresi en fazla beş yıldır. Ancak, kamu düzeni veya kamu güvenliği açısından ciddi tehdit bulunması hâlinde bu süre Genel Müdürlükçe en fazla on yıl daha artırılabilir. Vize veya ikamet izni süresi sona eren ve bu durumları yetkili makamlarca tespit edilmeden önce Türkiye dışına çıkmak için valiliklere başvuruda bulunup hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancıların Türkiye’ye giriş yasağı süresi bir yılı geçemez.
LL.M. EUR. AV. Çağrı Çelik